Dün gece, gayet keyifli başlayan beş galerinin açılış etkinliği bir baskınla sonlandı. 21:00 civarı telefonlar gelmeye başladıktan sonra Twitter’da durumu takip etmeye başladım. Gece geç vakitlere kadar ne bir televizyon kanalında  baskının haberi oldu, ne de sanal muhabirlerce olayın ne olduğu tam olarak aktarılabildi. Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında olay yerinden görüntülerde sadece cam kırıkları, kepenkleri indirilmiş Outlet Galerisi ile başka bir galeri diye bahsedilen Galeri Non’un görüntüleri  vardı.

Yarım saat önce oradaydım.  ‘Tophane cıvıl cıvıl bu akşam, sezon açıldı. Yaşasın sanat!’ cümlemi bitirmemiştim ki bu çoşkum yerini merak ve endişeye bıraktı…

Saatler ilerledikçe sanal alemde kutuplaşma artarken, bazı kişiler Extramücadele sanatçı grubunu (!) bu sayede tanımış olduklarını, desteklediklerini,  kimi,  fotograflarını gördükleri eserleri sevmediklerini ‘ben bu sanatı sevmedim’ diyerek ifade ediyor, kimi de ‘ah referandum oldu, evetçiler gördünüz gününüzü’ minvalinde yazılarıyla siyasi gündem sosusunu da eksik etmiyordu.

Sonuçta öyle ya da böyle, bu BÜYÜK tahammülsüzlük etkinliği, Istanbul 2010 Kültür Başkentimizin Eylül ayı etkinlikleri arasında yerini almış oldu. 

Tophaneli Olmak illa ‘bir yer’li olmak ve hep  ‘ora’lı olmak

                etilerli degiliz porcshe miz olsun kasımpasalı degılız kolpamız olsun TOPHANE cocuguyuz herkes aKILLI   olsun”  Facebook – Tophaneliler Grubu

Bu arada Nevin’in gönderdiği linke tıkladığımda, Tophane Haber sitesinde 10 Ağustos’ta  yayınlanmış bir yazı ve bu gelişmelerin olacağının habercisi yorumları okudum. Endişeyle.  Haberde mahallenin kozmopolit yapısıyla pek çok etnik kimliği barındırdığı ve kardeşçe (!) yıllarca yaşandığı söylendikten sonra ‘Türk Gücü Sokağı, Kumbaracı Yokuşu, Boğazkesen Caddesi, Lüleci Hendek Caddesi, Serdar-ı Ekrem Caddesi, Yeni Çarşı Caddesi gibi semtin birçok cadde ve sokağında açılan sözde sanat merkezleri, oteller ve eğlence mekânlarıyla sosyal yapıya kelimenin tam anlamıyla “çıkın buradan dışarı” denilmektedir. Ne yazık ki yerel yönetimlerini de bu sorunlarına karşı semt insanı tam olarak yanlarında görememektedirler’ sözleriyle semt sakinlerinin rahatsızlıkları dile getirilmiş.

14 Ağustos’ta ‘Galata ve Tophane ile civar semtlerinde açılan hosteller, alkollü cafeler, apart hoteller mahalle aralarına, ilkokul diplerine kadar gelmeye başladı.’ Başlığı ile bir yazı yayınlanmış.  Semtteki değişime sebep olan, ruhsat veren kurum olan belediyeden şikayet edilmiş.

16 Ağustos’ta ise vatandaşın ‘ahlaksızlık’ ve ‘ başıbozukluk’tan şikayetçi oldukları  ve ilgili kurumlara, medyaya bunu bildiren e-postalar gönderildiği yazılmış.

‘Beyoğlu S.O.S veriyor, aklınızı başınıza alın.’

16 Eylül’de yayınlanan yazıda ise ( Beyoğlu ‘S.O.S’ veriyor), Gay Motel’in varlığından, apart otellerin, hostellerin garsoniyer olarak kullanıldığından semtin değişen kimliğinden rahatsızlık dile getiriliyor: ‘Ramazan davulcusunun polis marifetiyle derdest edildiği fakat barların, kulüplerin, kafelerin gümbürtüsünün sabahlara kadar devam ettiği ve kimsenin bundan hesap soramadığı, denetleyemediği bir Beyoğlu’nun son durumu tarif ediliyor.  Başbakan ve Beyoğlu Belediye Başkanı’ndan durumun düzletilmesi isteniyor.  ‘Beyoğlu halkı 2009 seçimlerinde ihtarını açık bir şekilde verdi. Yönetimi elinde bulunduranlar bir avuç beyaz yakalıya şirin görünmeyi bırakmalı, en kısa zamanda akıllarını başlarına almalı, halka kulak vermeli onların sorunlarını dinlemeli ve bunlara çözüm yolları aramalıdırlar. Beyoğlu’na yaraşır projeler üretmeli ve bunlara hayatiyet kazandırmalıdırlar.’

Bilakis Zenginlik Sebebi

Yine bu son yazıda hayretle okuyorum: ‘Beyoğlu, farklı dine, millete, kültürel, sosyal ve ekonomik konuma sahip insanların yaşadığı dünyanın ender semtlerinden biridir diyebiliriz. Yüzyıllar boyu farklılıkların çatışma unsuru olmadığı-wisealpha:6-7 Eylül olaylarını, 2009’daki linç ve tiyatro kapattırma girişimlerini unuttular sanırım-, bilakis zenginlik sebebi olarak görüldüğü müstesna bir yerdir Beyoğlu. Kadim zamandan beri bu özelliği ile dünyaya da örnek teşkil etmiştir.’

Bu yazılara yapılan yorumlar ise daha da ürkütücü. İkisi aşağıda:

“TOPHANELİ İNSANIMIZ ŞUDÖNEMLER TOPHANEYİ BARA HOSTELLERR PAVYONLARA KAPTIRDIK YAPACAK BİRŞEYK KALMADI DİYORLAR. HERKES KENDİ MAHALLESİNDE APARTMANINDA GAYRİ AHLAKİ ŞEYLERİ GÖRDÜĞÜNDE ARKASINI DÖNMİYECEK.YAPACAK ÇOK ŞEY VAR”

“bence önce belediye başkanına sonrada hostel ve içkili mekan sahiplerine tophaneyi ve tophanelileri öğretmemiz gerek OSMANLI NE GÜZEL DEMİŞ: NUH İLE USLANMIYANI ETMELİ TEKTİR TEKTİR İLE USLANMIYANIN HAKKI KÖTEKTİR”

Dün gece iki farklı ifade biçimiydi gördüğümüz: Sanat ve şiddet.

Reklamlar

Tophane’de Baskın Basanın(mı)dır?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s