Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Melbourne’da tanıdığım, enerjisine hayran olduğum, resimlerindeki kadınların hikayelerinden etkilendiğim Nevin Hirik Falkland, resimlerini, yeni atölyesini ve yaşadığı şehri anlatıyor…(e-posta ile yaptığım bu mini röportaj, blogum için yaptığım ilk röportaj olması itibari ile benim için çok özel.)    

 1. Melbourne maceran nasıl başladı?      

Aşk hikayesi!! Askı için okyanusları aşan ve sonra o sularda boğulan sıradan bir küçük balık hikayesi benimkisi . 1993 yılından beri Avusturalya’da yasıyorum.      

 2. Melbourne’da yaşamaktan mutlu musun?      

 Evet. Seviyorum burdaki hayatımı.  Özellikle Michael ile başlayan Melbourne hayatım yaşanacak güzel bir şehir oldu benim icin. Ondan önce herşey farklıydı. Çok zor yıllardı.      

 3. Resimlerin hakkında ne söylemek istersin?      

o n l a r a   i y i   b a k ı n”      

 4. Sana ne ilham verir, nelerden etkilenirsin?      

 Herşey. Kendi hikayelerim, baskalarının hikayeleri. En çok da tanımadıgım insanların hikayeleri. Bir filmdeki alt yazi, bir sarkı sözü, dinlediği bir müzik, bir kolye, hayeller, rüyalar, isyan!!      

Kelimelerle ifade edemediklerimi resimlerimde söylüyorum galiba. Belki bir sığınma benimkisi. Resimlerime sığınıyorum.  O dünya da beni kırıp, parça parça eden, büyük laflarla egolarında boğulmuş adamlar ve kadınlar yok. Yargı yok. Suç yok. Ceza yok.  En güzeli “laf” yok. Çok fazla kelime, analiz.. yoruyor beni. Atölyeme kapanıyorum. Sadece çoğalmıyorum orada, azalıyorum da.  Bu da en güzel tarafı.      

 5. En son ne zaman, hangi galeride sergi açtın? ‘başlığı’ -‘teması’ neydi?      

 En son sergim 2009 yılında Adelaide şehrinde solo bir sergiydi. “Dreams to Remember” Hatırlanacak rüyalar gibi bir sey.. Uçtum o sergide resmen. Cok naïf ve karanlık tarafımla pek seviştiğim bir sergi oldu.      

 6. Istanbul’da sergi açma planın var mı? Istanbul’daki kültür sanat alanındaki gelişmeleri takip ediyor musun?      

Şimdilik öyle bir planım yok. Bilemiyorum, ileriki yıllarda olabilir, çok isterim Türkiye’de sergi açmak.  Sadece Istanbul’da değil Türkiye’de çok harika işler yapan sanatçılar var. İnternet sayesinde pek      

çok sanatçıya ulaşabiliyorsunuz. Bundan şikayetci değilim açıkçası. Bu sayede bir sürü şeyi takip edebiliyorum. Yıllar oncesinden sakladığım bir hayalim Erzurum, Erzincan, Diyarbakir, Antep.. buralarda sergi açmak isterdim.      

 7. Yeni atölyene taşındın, biraz atölyenden bahsedebilir misin?      

Aslında bunu hiç planlamamıştım, binayı dısarıdan gördüğüm anda vuruldum. Minicik iki katlı , içinde beyaz merdivenleri olan, penceresinin önünde ağacın yapraklarının neredeyse içeriye kadar girdiği çok sevimli bir bina. Acelece taşındım, resim yapmaya başladım hemen, zaten bekleyemezdim. Bana ait, çok özel bir yer. Melbourne Armadale semtinde. Genellikle bir cok  sanat galerilerinin oldugu bir semt Armadale.      

8. Melbourne deyince aklına ilk gelen şey nedir? Melbourne’da en sevdiğin şey nedir?      

Melbourne street art. Melbourne sokaklarında duvar resimlerini cok seviyorum.      

Melbourne’un geleneksel Pub’larını seviyorum. Her köşe başında, her mahallede buz gibi soğuk biraları  içebilmek harika!!      

Bir de tramvaylarımız var.  Çok seviyorum ben Melbourne sehrini.       

En sevdigim şey bisikletimle her yere gidebiliyor olmak. Şimdi sonbahar geldi, kıpkırmızı yapraklar yerlere dökülmeye basladı, bisikletimi bir ağacın altına dayayıp o güzelliği izlemek, akşam saati bir caféde şarabını yudumlarken farklı dillerden sohbet eden insanları duymak.. Melbourne gerçekten farklı kültürleri içinde barındıran, çok kültürlü nefis bir şehir.      

9. Melbourne’a gelecek olanlara muhakkak öneririm: görmek/….yemek/ …..dinlemek/….yapmak       

Melbourne şehir merkezinde National Gallery of  Victoria mutlaka ziyaret edilmeli. Oldukça zengin bir kolleksiyonumuz var. Ve dışarıdan getirdiğimiz sergiler muhteşem, Salvador Dali’nin sergisi hala rüyalarıma giriyor benim. Melbourne’da görülecek çok sanat galerisi var. Ama aceleye getirmeden, tek tek gezmek lazım.      

Melbourne’ da dunya mutfağının en leziz yemeklerini yiyebileceğiniz yüzlerce restaurant var ama benim en sevdiğim, café restaurant Tiamo. Italyan bir ailenin kurduğu bu café üçüncü kuşak tarafından aynı tutku ile işletiliyor. Her hafta ille uğrarım. (Tiamo, 303 Lygon Street, Carlton, Carlton)      

Sarap sevenler icin sehir disinda ki uzum baglari ve birbirinden lezzetli saraplari ile minik kasabalar, dukkanlar, cafeler.. gorulmeye deger.      

En çok ta uçsuz bucaksız okyanus!! Sörf tutkunları için ise Bells Beach !!      

Teşekkürler Nevin’cim…      

Nevin’i ve çalışmalarını daha yakından tanımak isteyenler, aşağıdaki linkelere tıklasın;      

Wimeo’da Nevin Hirik Falkland      

http://nevinhirik.blogspot.com/      

http://nevinhirik.com/ (coming soon)

Reklamlar

Nevin Hirik – Falkland” için bir yorum

  1. Yargı yok. Suç yok. Ceza yok. En güzeli “laf” yok. Çok fazla kelime, analiz.. yoruyor beni. Atölyeme kapanıyorum. Sadece çoğalmıyorum orada, azalıyorum da. ….Nevin Hirik; saydam, yalin, insan, …sanatci..

    Minicik iki katlı , içinde beyaz merdivenleri olan, penceresinin önünde ağacın yapraklarının neredeyse içeriye kadar girdiği çok sevimli dunyasinda ne dunyalar yaratacak daha…:) Bizler de zevkle seyredecegiz, guzel elbiseli naif kadinlarini…【♥】

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s